


Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF)’ın orta kolunu oluşturan İznik- Mekece fay hattı İznik Depresyonu’nun oluşumundaki en büyük etkendir. Havza tektonik açıdan oldukça hareketli bir bölgede yer almaktadır. Pek çok medeniyete ev sahipliği yapan havzada meydana gelen depremlere dair izlere şehirdeki tarihsel yapılarda rastlanılmaktadır. Şehri çevreleyen surlarda ve şehrin giriş kapılarında, antik tiyatroda ötelenme izleri ve deformasyonlar gözlemlenebilmektedir (Şekil 11). Yine İznik Gölü kıyılarında yer alan yalıtaşları da bölgede yaşanmış depremlere dair jeolojik kanıtlar sunmaktadır. Havza jeoturizmin yanı sıra paleosismoloji çalışmaları açısından da önem taşımaktadır (Adatepe ve Erel, 2006).
Tarihsel dönem deprem izlerine dair en önemli kayıtlardan birisi de yüzyılın keşfi olarak adlandırılan ve göl suları altında kalan bazilikadır. Bazilikada gerçekleştirilen arkeolojik çalışmalar neticesinde bazilikanın 10. yüzyılda gerçekleşen depremle sular altında kaldığı tespit edilmiştir. Elde edilen arkeolojik buluntulara göre bazilikanın atrium bölümü adak, seramik bırakmak gibi farklı amaçlarla 14. Yüzyıla kadar kullanılmıştır (Çınar, 2022, s.18). Yüzyılın keşfi olarak tanımlanan Bazilika, İznik Surları, Roma tiyatrosu, Dikilitaş’ta ve Lefke Kapı’da gözlemlenen ötelenmeler ve deprem izleri jeoturizm rotasına değer katacak jeoarkeolojik unsurlardır.
——————————————————————————————————————————————————————————
Adatepe, F. ve Erel, L.(2006). İznik tarihsel dönem deprem verilerinin irdelenmesi. İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Yer bilimleri Dergisi, 19(2), 131-150. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/173680
Çınar, M. (2022). İznik Gölü Bazilikal Kilise 2019 ve 2021 yılı atrium kazılar: Bizans dönemi seramikleri, [Yayımlanmamış yüksek lisans tezi ]. Uludağ Üniversitesi.


Bir yanıt yazın